• 2021 YKS Edebiyat ve Türkçe İncelemesi

    2021 yılının YKS'sinin Türkçe ve edebiyat açısından inceledik. Soruların uzunluk seviyesi ve yeniliği dikkat çekiciydi.

Felaketler Yılı 2021

Özellikle öğretmen ve öğrenciler açısından tam bir felaket yılı olan 2021, herkesi zorladı. Okullar bir açıldı, bir kapandı derken koşuşturma içerisinde kocaman bir sene geçti. Birçok öğrenci bazı konuları yetiştiremedi. Buna rağmen MEB, hiçbir konunun çıkarılmayacağını duyurdu. Bunun üzerine daha fazla telaşlanan öğrenciler, sınavdan daha da korkmaya başladı. Ve o gün gelip çattı.

 

Bakan Ne Demişti?

TYT ve AYT’yi incelerken Türkçe ve edebiyatı baz alacağız. Hatırlarsanız Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, dil bilgisi konularının ezber olduğunu dile getirmişti. Bu gerçeklikten uzak, hayal dünyasında geçinen söylem tüm Türkçe ve edebiyat öğretmenlerini şoke etmişti. Öğretmenlerin birçoğu buna tepki gösterse de Ziya Selçuk, geri adım atmamış görünüyor ki sınavda 2 yazım, 2 noktalama, 3 de karma dil bilgisi sorusu geldi. Bu da dilin ölümü demek aslında ancak eğitim bilimleri ile ilgilenen Bakan, gerçek dünyaya uymayan bu verileri maalesef ki gerçeğe dökmüş oldu.

 

2021 TYT Türkçesi Nasıldı?

Sorular, son yılların aksine oldukça kısaydı. Özellikle paragraf sorularına bakıldığı zaman yayınevlerinin çarşaf çarşaf sorularının aksine daha kısa paragraflar geldiğini gördük. Bunu pandemiye bağlayabiliriz aslında. Nitekim LGS‘de de benzeri bir mantıkla uzun sorular sorulmamıştı. Ancak bu demek değil ki sorular kolaydı. Hepimiz biliyoruz ki ÖSYM, son yıllarda anlama daha fazla önem veriyor. Bu nedenle yoğun bir anlatım söz konusuydu. Tabi diğer yıllarla karşılaştırıldığında zorlayıcı ifadelere pek yer verilmemişti.

MEB sorularında geçen “— sözcüğü kaç farklı anlamda kullanılmıştır?” sorularının bir benzerini ÖSYM bu sene sordu. Uzun süredir bu tarz bir soruyla gelmeyen ÖSYM, “kısmak” sözcüğüyle bu soru tipine yer verdi. Hatta üç soru, doğrudan bu tarz ile ilgiliydi. Soru hazırlayanlar bilirler aslında. Bu tip sorular, genelde vakit sıkıntısı olduğunda yazarlar tarafından sıkça kullanılır. Umarız öyle bir durum yoktur. 🙂

Yeni bir tarz olan birinci ve ikinci cümlelerin anlam ilişkisi sorusu artık klasik bir şekilde karşımıza çıkmaya başladı. Bu tarzı yayınevleri henüz oturtamadı ancak ÖSYM, pek tartışma yaratacak şekilde sormuyor.

Ses bilgisi 9. sınıf müfredatında yer almıyor ancak üç sene boyunca sorulacak bir soru. Belki de hep sorulacaktır. Klasikleşen bu soru, bir sınav aradan sonra tekrar karşıladı bizleri. Nokta atışı bilgileri bilen öğrenciler için bu soru tipi çok da kolay olarak karşımıza çıktı. Belki de Ziya Selçuk, ezber derken yazım, noktalama ve ses bilgisinden bahsediyordur. Bilemiyoruz.

 

Tartışmalı İki Soru

TYT Türkçe örnek soru kitapçığındaki 9 ve 13. sorular eksiklik taşıyan sorular bizce. 9. dil bilgisi sorusunda “daha” sözcüğünün niteleme bildirdiğinden bahsedilmiş ve doğru kabul edilmiş. Bu ifade akademik anlamda doğru kabulünü görse de lise düzeyi için çok da gereksiz ve yanıltıcı bir ifade. Bu sorunun iptal edilmesi isteği, çok da garip olmayacaktır. Nitekim daha sözcüğü, derece bildiren belirteçlerdir. Bu derece bildiren ifadeler miktar zarfları içine alınır. Nitelik bildirdiğinde durum denebilirdi ancak soruda öyle bir kullanım yok.

Yazım sorusunda ise Roma hipodromu ifadesi sıkıntılı duruyor. Sorunun cevabı net olarak Alman çeşmesi gibi anıtlar ifadesinden yola çıkılarak Alman çeşmesi olsa da Roma hipodromu ifadesi, genellemeyi tam anlamıyla sorudaki cümlede taşımamakta. Bu ifadenin başına gelecek “bir” kelimesi tüm sorunu çözebilirdi. Ancak ÖSYM, aceleye getirmiş gibi soruları.

Sonuç olarak ÖSYM, o zorlayıcı tarzını bu seneki paragraf sorularında terk etmiş duruyor. Kısa ama yoğunluğu tercih etmeye çalışsa da sorular basite kaçmış. Yine de üzücü bir şekilde tüm ülke öğrencilerinin Türkçe testinde zorlandığını görüyoruz.

 

Edebiyatta Neler Var?

Öncelikle edebiyat soru ekibini tebrik etmek gerek ancak zaten az olan edebiyat sorularını daha da azaltma mantığını anlayamadık. 6 adet paragraf sorusunun edebiyat testinde ne işi var? Öğrencilerin net sayısını artırma isteğinden doğmuş bu sorular. Başka bir açıklaması bulunmamakta bu durumun.

Yine de tebrikleri iletmemiz gerek ki ÖSYM soru ekibi, edebiyatın ezber olmadığını göstermeye çabalıyor. Oku, anla, yorumla ve doğru sonuca git… Safi edebiyat ezber bilgisi ile soruların birkaçı dışında geriye kalanı çözülemezdi. Bu tarz, öğrencilerin edebiyata vereceği önemi de artıracaktır ancak edebiyat soru zorluğu bir iki soru dışında yine orta seviyedeydi. Bazı sorular, klasikleşmiş yayınevi sorusu tipindeydi ancak edebiyat testi geçmiş yıllara göre daha da güzelleşmişti diyebiliriz.

 

Sonuç Olarak

Türkçe ve edebiyatın zorluk seviyesinin aşağı çekilerek matematik branşının akademik düzeye çekilmesinden ötürü sıralamaların düşeceği fikri herkeste bulunmakta. ÖSYM, bu sene Türkçe açısından vasatın altında kaldı. Edebiyat için de biraz daha ezberden uzaklaştırılırsa sorular, sınavın daha da ayırt edici olacağını belirtebiliriz.

Anlam odağına tüm öğrencilerin yüklenmesi gerekmekte.

YORUMLAR
Son Paylaşılanlar