• 2021 LGS Türkçe İncelemesi

    2021 üzücü bir şekilde ilerlerken tüm öğrenciler 2020-2021 faturasıyla baş başa kaldı. Peki yapılan sınav gerçekten eleyici miydi?

Neler Umduk, Neler Bulduk?

2021 üzücü bir şekilde ilerlerken tüm öğrenciler 2020-2021 faturasıyla baş başa kaldı. Bu sıkıntılar arasında 2020 geçti, deneyim sahibi olduk. Belki de böyle düşündük. MEB’in, Bakan Ziya Bey’in gerçekten de öğrencileri anladığını ve de sıkıntılı MEB müfredat sisteminin olumlu değişimlere sahne olacağını düşündük ama yine yanıldık.

 

Bakan Ne Dedi?

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bir televizyon programında üzücü bir şekilde “dil bilgisi” müfredatının ezber olduğuna dair bir şeyler söyledi. Bu o kadar hatalı, o kadar yanlış bir bilgiydi ki böyle bir şeyin Bakan’dan gelmiş olması tüm Türkçe camiasında tepkiyle karşılandı. Neden hatalı peki? Bakan Bey’in Türkçe öğretimi konusunda ezber sandığı şey anlam olmadan bir hiçti. Örneğin “kip ekleri” anlatılırken sadece “-meli” ekini verip geçen öğretmen yok denecek kadar azdır. İhtimal ve zorunluluk anlamlarından bahseder. Bu bilgiyle öğrenci, bu kip ekini ezberlemeden anlam yoluyla da bulabilir. Bunun gibi nice örnek vardı.

 

Bu düşüncenin sonunda da dil bilgisi, müfredatta var olmasına ve öğretimi esnasında büyük zaman almasına rağmen sorulmadı. Türkçenin yediği darbelerden biri, resmîyet kazanmış oldu.

 

Peki Türkçe Soruları Nasıldı?

Bu o kadar üzücü bir durum ki nasıl açıklanmalı acaba? Öncelikle soruların hiçbir şekilde MEB ODSGM örnekleriyle alakası yoktu. Hele yayınevlerinin çarşaf çarşaf hazırladığı, tabela niteliğindeki soruları sorulmadı. O kadar garip bir şekilde 8. sınıf soruları -bazı sorular hariç- basitleştirilmişti ki anlam veremedik.

 

A kitapçığı üzerinden yorum yapalım o vakit:

 

Sınav, klasik bir sözlük karşılığı sorusuyla başladı. İkinci soruda da %50 ihtimal bırakan bir çeldirici vardı. Bu yönüyle sorular elemeye yakın bir şekilde çıktı. Üçüncü soruda da çok büyük çeldirici olmasa da idare eder bir tarzda ilerledik A grubunda. Ancak dördüncü soru, parça okunmadan da çözülebilecek bir soruydu. Gerçekten sormak istiyorum Ziya Bey’e. Bu dördüncü soru için ne düşünür?

 

Beşinci, altıncı sorular yine elemeye yakın olmasa da idare edecek klasik sorularken yedinci soruda şık, doğrudan parçada yer alıyor gibiydi. Bu sorunun ne tarz bir eleyiciliği, genelgeçerliği var acaba? Sekizinci soruya baktığımızda ise soruda Balzac’ın bir sözünün ne anlama geldiği soruluyor. Parçada hiçbir şekilde çevre ile ilgili bir unsur geçmemesine rağmen üç şıkta da çevre ve gerçek hayata dair bilgi verilmiş. Bu sorunun peki ölçme değer kaldı mı böyle? Dokuz ve onuncu sorular, yine ortalama düzeydeydi. Bu sorular için negatif bir yorum yapmak pek de olumlu olmayacaktır.

 

Sınavın sonlarına doğru kalite biraz daha korunsa da salt anlamsal içerikler eleyiciliği azaltmış oldu. Bu da gençlerin Türkçeye verdiği önemin azalmasına sebep olacaktır. Örneğin öğrenciler, “Hocam, bu kadar zorlamanıza gerek yok; okur, çözerim.” dediklerinde öğretmen, odağı artırabilmek için ne yapabilir? Veya veliler okula geldiğinde soruların böyle yarısı hiçbir şey bilmeden, sıfır çalışma ile çözülebilecekken Türkçe öğretmenini ne kadar umursayacaktır?

 

Bakan Yanlış Yapıyor!

Öğrencilerdeki “Paragraf ya! Her türlü yaparım, hem hoca ne etki edecek ki?” düşüncesini tam kırmışken başımıza gelenlere bakın lütfen. Dil bilgisi, anlam ile bir bütündür. Kendi dilini bilmeyen, kendi dilinin kurallarından bihaber olan bu nesil, kendi dilini ne kadar geleceğe taşıyacaktır? Dil bilgisine sırf ezber düşüncesiyle yaklaşırsanız Türkçenin dibini oymuş olursunuz. Ne anlam, dil bilgisinden yoksun bir şekilde çözülebilir ne de dil bilgisi anlamdan yoksun çözülebilir.

 

Zaten MEB, eğitimin değerini sıfıra yaklaştırmışken dile yapılan bu hakaretler umarız en kısa zamanda sıfırlanır. Umarız MEB; millî edebiyatçıların, Atatürk’ün, bağımsız şairler ve yazarların dil hassasiyetini tekrar anımsar ve özüne döner.

 

Genel Olarak;

Bu sınavın hiçbir şekilde öğrenci seviyesini belirleme potansiyeli yoktur. Sözel bölüm bitirilerek, sayısal bölüm zorlaştırılarak zekâ ölçülmez. Eğitim bilimleri bunun için var. Liyakat önemlidir.

 

Kullanmanız dileğiyle.

YORUMLAR
Son Paylaşılanlar